|
GÜZ RÜZGARLARI
Güz rüzgarları esmeye başladı yine Günler biraz daha kısa Gölgeler biraz daha uzun şimdi Baharda ektiğimiz çiçek açtı ve soldu Aynı hiç bitmeyecek sandığımız, aşkımız gibi Açtı ve soldu Şu ıssız yollarda Yalnızlığın ayak sesleri karışıyor, güz rüzgarlarına Sessiz bir hıçkırık Gizli bir ağlayış var sanki uğultusunda Güz rüzgarları esmeye başladı yine Üşümek zamanı yaklaşıyor Hüzün dolu güz yağmurları Bir beni, birde sensiz yolları ıslatıyor Baktım da sağıma, soluma Anladım, kimsenin gözü kimseyi görmüyor Herkes düşmüş kendi derdine Güz rüzgarları esmeye başladı yine Bir telaş var kuşlarda bile Daha acımasız dövüyor sahili, dalgalar Ne zengin fakiri acıyor, nede genç yaşlıyı Ne hale gelmiş, nereye gidiyor şu insanlar Köpük köpük, dalga dalga Kabarmış bulutlar Farkında mısın kardeş Bu yıl güz rüzgarları daha şiddetli esiyor Acaba biz mi yaşlanıyoruz Yoksa şimdi daha mı soğuk Ondan mı üşüyoruz Hissediyor musun kardeş Artık güz rüzgarları daha şiddetli esiyor... (yazan cahit akay)
4 days ago
|
|
|
Ne Demek Geliyorsa İçimden Sana
Biliyorum çok oluyorum gecelere ve sığamıyorum kendi kabında devingenliğini örtbas etmeye çalışan yorgun bir yüreğe. Vedasızlığına alışmaya başlamışken hayatın yağmurlar çıkageliyor. Tenim artık eskisi gibi çoğalamıyor hüzüne her adımda bir anlam bulamıyor tükenmişliğe. Ve ben tüm gücümle buradayım işte. Nihayetinde arzulanan aşkları,sevgileri,mutlulukları topluyor bir yanım. Mıknatıs gibi ve belkide zıt kutupların birbirini çekmesi gibi çekiyor geceme yağmurdan arta kalan bulutlarımı. Yaşamak diyorum bu belirsizlikte ve öpebilmek sevdayı. Zor olan taraflarından gülümseyebilmek gibi birşey hayata. Tanımsız silüetlere şiir okumak, bir tarafından gizlice tutunabilmek aşklara. Bu kadar zormu acaba. Şimdi durdurulamaz olanın en ayrıntılı tasvirlerinde zamana terkediliyor hayal ötesi yalnızlıklarım. Ve durup dinlenmeden ,koşup düşmeden nasılda çoğalıyor umutlarım. Gülebiliyorum şimdi. Şimdi daha çok yakınlığına aşk büyütebiliyor yamalı yüreğim. Biliyorum ile başlayan cümleler kuruyorum. İçinde sana ait olan düşlerden mutluluklar türetiyorum. Şiirlerde türevini aldığım aşkın yazılara tercümesini yapıyorum. Yazılarda giyindiği anlamları bir bilsen nasılda sahipleniyorum. Sabaha daha var. Kimse yok burada. Bir yalnızlık bir ben. Birde sen düşlerime misafir gelen. Ağlamak yağmurların işi ey sevdası yorgun yüreğim. Ve yazıda geçen anlamlarıdır içimde sabahlara kadar büyüyen. En sevdiğim şarkı çalınıyor gecemde. Bir kenarına yaslanıyorum göremediğim yüzünün. Ve coğrafyasında tükenirken gençliğim. Satır aralarında kalıyor sana sarılan yüreğim. Sessizliği ancak böyle olduğum zaman sevebiliyorum. Çoğulluğun, yontularında kaos olmak bana ancak hüzüne istektir, ve her bitiminde seslenişin ve sana ait olan yazının son noktasında bana kalan ayrılığa sitemdir. Bugün yine heyecana mağlup olurken şehir adı verilen çoğullukta, sesini duyar ve sevinirmiyim yanımda olduğuna inanışıma. Yağmur yağmasın artık ne olur alışmışken seni tanıdığım zamanlarıma. Yazık olmasın ne olur. İşte böyle bir geceden peşime takılan kelimeleri okudun yüreğine kendi içinden. Keşke duyabilsem dediğim zamanlarımda duyabilirmiyim acaba bu satırları sana ait o en güzel sesten. Ve geçerken gözlerinin önünden. Gülebilirmiyim acaba sana ait olan o en güzel düşüncelerden. Yüreğime aldanıpta sevebilirmiyim sabahları hep seni düşünerekten,seni zamansızca özleyerekten sen çekip gitmeyi sevdin.... yazan cahit akay slm canım arkadaşım nasılsınız bir afta aranızda yoktun yeni geldim sizleri özledim allah emnaet olun sevgiler saygılar o gülen yüzünüz umarım hiç üzülmez dayıma güler
June 7
|
|
|
Benım de bir yüregim var. Hep güçlü Hep mağrur Hep katı olmalıydım ya ne de olsa hayat bır oyundu ve yenilmemeliydim... sanki ne denli katı olursam ne denli sevgisiz o kadar galip gelecektim hayata karsı... yıllarca taktım maskemi ne denli kırılgan olsam da en katısı oldum cevremdekilerin ne kadar sevmek istesem de insanları sanki bir parça olsa da yoktu sevgı kalbimde onlara göre... güvenmek isterken delice güvensizligi yasattım herkese Mungan''ın dedıgı gıbı kırılgan bır cocuktum ben bir yanım sarp ucurum bır yanım cılgın dağ doruğu... Çünki ben çoktan ögrenmistim hayatın hiç te pembe görünmedigini cocukken okudugum masallarda ki gibi degildi ki herşey.... büyüyünce anladım ki hiçte mutlu sonla bitmiyordu hikayeler... ......................... ne kadar güçlü görünsem de kırılgandı hep cocuk yanım bilseler... kılrılganlıklarım;cocuklugumu aldı ellerimden büyüdüm... gercek dünyanın yüzeysel insanlarından oldum ıstemeden... cocuk gülümsemelerimi örten somurtkan bir maske takmısım iste farketmeden... ................. cocukluğum her yıl biraz daha uzaklasmıstı benden her gecen zamanla biraz daha eksilmistim... daha donuk olmustu bakıslarım daha soguktu artık ellerim... sanki kalbim sadece fiziksel görevi icin vardı kalp ;sevmeye de yarardı bilirdim yürek olurdu... ............... Hep eksiktim eksitilmis..... ................ Oysa ne kadar özlemistim sacımın oksanmasını sefkatle dokunan ellerı ellerıme... sevgıyle bakılmayalı cok olmustu gözlerıme...... ............... Kırılgan bır cocuktum iste ben Kırıldım.... Ama şimdi alısık olmadıgım bır gulumseme var gözlerimde sefkatle bakan gözlerin ne kolayda düsürdü maskemı yüzümden .... artık benım de bir yüregim var... yazan cahit akay Zor gelir sıra vedalara, üzülme gözyaşını dök bitsin… Ayrıldığımız çarşı kafe…Hergün içinden geçtiğim,geçerken gözümü yukarılara diktiğim çarşı kafe…Ağlamıştın,ağlamıştık iki dertli çocuk gibi…Hiç ağlamadığım kadar…Bilmediğim kadar…Mendilin durur hala yanıbaşımda…Hatıramı, yalan mı,tanık mı bilemedim…Ben dindiremesem de,sen olurda ara sıra içlenir ağlarsan…Bırak gözyaşını…Dök…Bitsin Zor gelir sıra vedalara, üzülmBir ateş düşerde yüreğine, ararsan beni sevdiğim Bil ki yoruldum, gidemedim, uzaklarda değilim... Yarım kalmış, çaresiz sevdaların, ilk acısında, Oynanmış, kırılmış gönüllerin, son sancısında, Gidene dökülen gözyaşının, her damlasında, Sevmeye küsmüş yüreğinin, tam ortasında, Yokluğunla beni başbaşa bıraktığın yerdeyim... sevgilerimle cahit akay iyi günde kötü günde insanın yanında olabilicek sevincini üzüntüsünü paylaşabilecek gerçek dostlar bulmanız dileğiyle sevgiyle kalın allah emanet olun arkadaşlarım hayırlı akşamlar sakın gülmekten vaz geçmeyin bir gülüşünüz dünyaya beder sevgilerimle cahit akay Gitme, kal diyemedim. Bitti demiştinya hani, İşte o an benim için bitmiştin... enim yüreğim dönüşlere kapalıdır, Gireni çıkartmam, çıkmak isteyeni de tutmam... Sen yüreğimdeki yerini beğenmedin, Oysa sana yüreğimin en güzel yerini sunmuştum... Böyle bir yere sahip olmak isteyen o kadar çok kişi varki,,, Sen, sana altın tepside sunulan aşkıyüreğinin tersiyle teptin... Sözlerin yaktı bedenimi, Gerçek sandığım o sözler varya... Gidişin vurdu yüreğimi, Hiç acımadan, vefasızca... sevgilerimle cahit akay
May 27
|
|
|
Kırık sevgi
Seni Seviyorum... Belki sana bir umut kadar yakın Belki sana bir düş kadar uzağım Gül kokulu teninde keskin bir bıçağım.. Kanatır ellerim,parçalar yüreğini Gül olsam elini acıtırım.. Rüzgar olsam tenini... İnsan olsam yüreğini acıtırım En iyisi yok olayım Kendimi acıtayım... Ama yokluğumda seni acıtır O zaman tek çarem ben olayım Sen istediğinde yanında olayım hep.. Kızdığında susarım, üzmem seni Gözüm görmesin dersen'de kaybolurum,görmezsin İstediğinde yine gelirim, çünkü özlersin Ortalıkta yokkende severim seni, sen bilmezsin Peşindeki karanlık olurum hissetmezsin Su olurum içtiğin, nefesin olurumda.. Ah bir bilsen, hayret edersin... Ben seni nefes diye içime çekmişim Su değilmiş içtiğim.... Hiç bir yolu yalnız yürümemişim... Karanlıklardaki gölgelerdeymişsin de bilmemişim.. Korktuğum ölüm değil, sensizlikmiş... Ağladığımda dökülenleri göz yaşı sanırdım.. Ve bulutlardan döküleni yağmur.... Meğerse hep iki kelime demekmiş Seni seviyorum... Yürüdüğün yolu...Attığın adımı... İçine çektiğin havayı.... yazan cahit akay mrb arkadaşım nasılsın en güzel günlerin salık neşe getirmesi dileyimle sevgiler saygılar allah emnaet olun
May 19
|
|
|
YAMURUN KIZI
aşkın alevinde yanıyordu yüzün yağmurun kızı, diyordu sana herkes güneş, dudaklarını ısırıyordu, görmüştüm mavinin ıslak tarihinde buluyordum seni üşüyen ellerindi üşümüşlüğümü örten aynaların bittiği yerdeydi güzelliğin gecenin nemli göğsünde ıslanıyordu yüzün lacivert şafakların kızıl ufkunda fırtınanın sesiyle kaçıyordun dönüşü olmayan denizlere... güneşin yüreğinde isyan bayrağı açan eski ve yaralı bir ülkeden geliyordun şarabın gizemli gülüşünü gezdiriyordun deniz kokulu ormanların yeşilinde çoğalarak güne düşmüş mevsim gibi dans ediyordun şimdi sevginin yeşil kıyılarında kayboluşunu anlat dudağında sarı bir kuş gezinsin, sevineyim son martların ayak izlerine basarak çekip gideyim, bu yakamoz şehrinden kimsesizliğin, biriksin avuçlarımda daracık sokakların ıslak kaldırımları konuklasın küçük ayaklarını, övüneyim ve yalnızlığımdan arta kalan soğuk gölgeyi kiraz mevsiminde kuruyan kızıl tenine süreyim... yazan cahit akay selam ve dua ile saygı ve sevgilerimle her şey gönlünüzce olsun allah emanet olun sevgiler
May 3
|